ambition
[æmˈbɪʃ.ən]
hırs; hedef; istek
Ambition örnek cümleler:
- Her ambition started to manifest when she joined the team.Ekibe katıldığında hırsları kendini göstermeye başladı.
- The internal conflict between personal ambition and moral conscience was something she grappled with daily.Kişisel hırs ve ahlaki vicdan arasındaki iç çatışma onu her gün rahatsız ediyordu.