🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. C harfiyle başlayan kelimeler — cümle içinde kullanım örnekleri, transkripsiyon ve telaffuz

cutting
[ˈkʌt.ɪŋ]
kesme; azaltma; keskin

Cutting örnek cümleler:

  • I am cutting paper.
    Ben kağıt kesiyorum.
  • She is cutting vegetables.
    O sebzeleri kesiyor.
cutting-edge
[ˌkʌt.ɪŋˈɛdʒ]
öncü; yenilikçi; modern

Cutting-edge örnek cümleler:

  • The company possesses cutting-edge technology for manufacturing.
    Şirket, üretim için son teknolojiye sahiptir.
  • The cinema has evolved over the years, from silent films to cutting-edge technology, shaping how we experience stories on the big screen.
    Sinema, sessiz filmlerden en son teknolojiye kadar yıllar içinde gelişerek, büyük ekranda hikâyeleri nasıl deneyimlediğimizi şekillendirdi.
cybersecurity
[ˌsaɪ.bər.sɪˈkjʊə.rɪ.ti]
siber güvenlik; veri koruma; sanal güvenlik

Cybersecurity örnek cümleler:

  • Cybersecurity experts work to protect systems from the constant threat of hacking.
    Siber güvenlik uzmanları, sistemleri sürekli siber saldırı tehdidinden korumak için çalışmaktadır.
  • They discussed cybersecurity threats and ways to improve online security protocols.
    Cyber güvenlik tehditlerini ve çevrimiçi güvenlik protokollerini iyileştirme yollarını tartıştılar.
cycle
[ˈsaɪ.kl̩]
döngü; devre; sıralama

Cycle örnek cümleler:

  • The water cycle shows how water moves on Earth.
    Su döngüsü, suyun Dünya'da nasıl hareket ettiğini gösterir.
  • He learned how to cycle to school by himself.
    Kendi başına okula bisikletle gitmeyi öğrendi.
cycles
[ˈsaɪ.kəlz]
döngüler; daireler

Cycles örnek cümleler:

  • The app tracks sleep cycles to help users understand their habits better.
    Uygulama, kullanıcıların alışkanlıklarını daha iyi anlamalarına yardımcı olmak için uyku döngülerini takip eder.
  • Cycles in history often repeat themselves, showing patterns of conflict, growth, and resolution.
    Tarihteki döngüler sıklıkla kendini tekrar eder, çatışma, büyüme ve çözüm desenlerini gösterir.
cycling
[ˈsaɪ.kəl.ɪŋ]
bisiklet sürme; bisiklet sporu

Cycling örnek cümleler:

  • Besides running, she also enjoys cycling.
    Koşmanın yanı sıra bisiklete binmekten de hoşlanır.
  • She enjoys a variety of hobbies, including painting, cycling, and cooking.
    Ona, resim yapma, bisiklete binme ve yemek pişirme gibi birçok hobiden hoşlanıyor.