cutting [ˈkʌt.ɪŋ] kesme; azaltma; keskin Cutting örnek cümleler: I am cutting paper. Ben kağıt kesiyorum. She is cutting vegetables. O sebzeleri kesiyor.
cutting-edge [ˌkʌt.ɪŋˈɛdʒ] öncü; yenilikçi; modern Cutting-edge örnek cümleler: The company possesses cutting-edge technology for manufacturing. Şirket, üretim için son teknolojiye sahiptir. The cinema has evolved over the years, from silent films to cutting-edge technology, shaping how we experience stories on the big screen. Sinema, sessiz filmlerden en son teknolojiye kadar yıllar içinde gelişerek, büyük ekranda hikâyeleri nasıl deneyimlediğimizi şekillendirdi.
cybersecurity [ˌsaɪ.bər.sɪˈkjʊə.rɪ.ti] siber güvenlik; veri koruma; sanal güvenlik Cybersecurity örnek cümleler: Cybersecurity experts work to protect systems from the constant threat of hacking. Siber güvenlik uzmanları, sistemleri sürekli siber saldırı tehdidinden korumak için çalışmaktadır. They discussed cybersecurity threats and ways to improve online security protocols. Cyber güvenlik tehditlerini ve çevrimiçi güvenlik protokollerini iyileştirme yollarını tartıştılar.
cycle [ˈsaɪ.kl̩] döngü; devre; sıralama Cycle örnek cümleler: The water cycle shows how water moves on Earth. Su döngüsü, suyun Dünya'da nasıl hareket ettiğini gösterir. He learned how to cycle to school by himself. Kendi başına okula bisikletle gitmeyi öğrendi.
cycles [ˈsaɪ.kəlz] döngüler; daireler Cycles örnek cümleler: The app tracks sleep cycles to help users understand their habits better. Uygulama, kullanıcıların alışkanlıklarını daha iyi anlamalarına yardımcı olmak için uyku döngülerini takip eder. Cycles in history often repeat themselves, showing patterns of conflict, growth, and resolution. Tarihteki döngüler sıklıkla kendini tekrar eder, çatışma, büyüme ve çözüm desenlerini gösterir.
cycling [ˈsaɪ.kəl.ɪŋ] bisiklet sürme; bisiklet sporu Cycling örnek cümleler: Besides running, she also enjoys cycling. Koşmanın yanı sıra bisiklete binmekten de hoşlanır. She enjoys a variety of hobbies, including painting, cycling, and cooking. Ona, resim yapma, bisiklete binme ve yemek pişirme gibi birçok hobiden hoşlanıyor.