demeanor
[dɪˈmiː.nər]
davranış; tutum; duruş
Demeanor örnek cümleler:
- In contrast to his calm demeanor, his brother is very energetic and loud.Sakin tavrının aksine, kardeşi çok enerjik ve gürültülü.
- Despite his calm demeanor, his actions often behave in unexpected ways under pressure.Sakin tavrına rağmen, eylemleri baskı altında beklenmedik şekillerde davranıyor.