embracing
[ɪmˈbreɪ.sɪŋ]
kucaklayan; benimseyen; kapsayan
Embracing örnek cümleler:
- True tolerance involves not only accepting differences but also embracing them as valuable aspects of human diversity.Gerçek hoşgörü, farklılıkları kabul etmekle kalmaz, aynı zamanda onları insan çeşitliliğinin değerli yönleri olarak benimsemeyi de içerir.
- Embracing a mindset of saying yes to new cultures and traditions can transform travel into a deeply enriching experience.Yeni kültürlere ve geleneklere "evet" deme zihniyetini benimsemek, seyahati derinden zenginleştirici bir deneyime dönüştürebilir.