failures
[ˈfeɪ.ljərz]
başarısızlıklar; arızalar; başarısızlıklar
Failures örnek cümleler:
- The project manager took full responsibility for the team's success and failures.Proje yöneticisi, ekibin başarıları ve başarısızlıkları konusunda tam sorumluluğu üstlendi.
- The agricultural industry has been affected by climate change, leading to crop failures.Tarım sektörü, iklim değişikliğinden etkilenmiş ve mahsul kayıplarına yol açmıştır.