gathered
[ˈɡæθ.ərd]
toplanmış; bir araya getirilmiş; biriktirilmiş
Gathered örnek cümleler:
- They gathered around the table to play cards.Onlar kart oynamak için masanın etrafında toplandılar.
- The field workers gathered early in the morning to start the harvest.Tarladaki işçiler sabah erken saatlerde toplanarak hasat yapmaya başladılar.