harming
[ˈhɑːrm.ɪŋ]
zarar veren; hasar veren; kötü etkileyen
Harming örnek cümleler:
- Old technological tools were dumped in the forest, harming plants.Eski teknolojik araçlar ormanda terk edildi ve bitkilere zarar verdi.
- The dependence on fossil fuels is harming the environment.Fosil yakıtlara bağımlılık çevreye zarar veriyor.