institutions
[ˌɪn.stɪˈtuː.ʃənz]
kurumlar; enstitüler; organizasyonlar
Institutions örnek cümleler:
- After the regime collapsed, the country struggled to rebuild its institutions and regain stability.Rejim çöktükten sonra, ülke kurumlarını yeniden inşa etmek ve istikrarı geri kazanmak için mücadele etti.
- Economic systems often rely on trust between buyers, sellers, and institutions to function efficiently.Ekonomik sistemler, alıcılar, satıcılar ve kurumlar arasında güvene dayanarak verimli bir şekilde çalışır.