landslide
[ˈlænd.slaɪd]
heyelan; çığ; ezici zafer
Landslide örnek cümleler:
- Rescue teams worked to clear the road after a massive landslide.Kurtarma ekipleri büyük bir toprak kaymasından sonra yolu temizlemek için çalıştı.
- The road ahead was blocked due to a landslide, forcing them to take a different route.Öndeki yol, bir toprak kayması nedeniyle kapanmıştı, bu da onları farklı bir rota almaya zorladı.