spark
[ˈspɑːrk]
kıvılcım; parlama; ışıltı
Spark örnek cümleler:
- A single spark ignited the wildfire in the dry forest.Tek bir kıvılcım, kuru ormanda yangını başlattı.
- The program is designed to spark students’ interest in technology and innovation.Program, öğrencilerin teknoloji ve yeniliklere olan ilgisini uyandırmak için tasarlanmıştır.