title
[ˈtaɪ.təl]
başlık; unvan; ad
Title örnek cümleler:
- They believed the team was worthy of the championship title.Onlar, takımın şampiyonluk unvanına layık olduğuna inanıyorlardı.
- The athlete trained rigorously every day to improve her performance and win the championship title.Atlet, performansını geliştirmek ve şampiyonluk unvanını kazanmak için her gün sıkı antrenman yaptı.