talking
[ˈtɔː.kɪŋ]
konuşma; sohbet; tartışma
Talking örnek cümleler:
- The teacher didn’t allow talking during the test.Öğretmen sınav sırasında konuşmaya izin vermedi.
- She feels comfortable talking to her best friend.En iyi arkadaşıyla konuşurken kendini rahat hissediyor.