🎁 Arkadaşlarını davet et ve Pro’yu ücretsiz al 🎁

İngilizce dili. U harfiyle başlayan kelimeler — cümle içinde kullanım örnekleri, transkripsiyon ve telaffuz

usage
[ˈjuː.sɪdʒ]
kullanım; uygulama; gelenek

Usage örnek cümleler:

  • The usage of this tool is easy.
    Bu aracın kullanımı kolaydır.
  • I don’t know the usage of this word.
    Bu kelimenin kullanımını bilmiyorum.
use
[juːs]
kullanım; uygulama; fayda

Use örnek cümleler:

  • I use a pen to write.
    Yazmak için bir kalem kullanıyorum.
  • She uses a computer every day.
    O, her gün bilgisayar kullanıyor.
used
[juːzd]
kullanılmış; ikinci el; tüketilmiş

Used örnek cümleler:

  • I used a pencil.
    Bir kurşun kalem kullandım.
  • She used a brush.
    O bir fırça kullandı.
useful
[ˈjuːs.fəl]
faydalı; uygun; değerli

Useful örnek cümleler:

  • She gave me some useful advice for my homework.
    Bana ödevim için faydalı tavsiyeler verdi.
  • This tool is very useful for fixing things.
    Bu araç şeyleri onarmada çok kullanışlıdır.
useless
[ˈjuːs.ləs]
faydasız; gereksiz; boşuna

Useless örnek cümleler:

  • The broken pencil is useless now.
    Kırık kalem artık işe yaramaz.
  • That tool is useless for this job.
    Bu araç bu iş için işe yaramaz.
user
[ˈjuː.zər]
kullanıcı; tüketici

User örnek cümleler:

  • She became a new user of the fitness tracker.
    O, fitness takip cihazının yeni kullanıcısı oldu.
  • Every user needs a password to log in.
    Her kullanıcının giriş yapmak için bir şifreye ihtiyacı vardır.
user-friendly
[ˌjuː.zərˈfrend.li]
kullanıcı dostu; sezgisel; basit

User-friendly örnek cümleler:

  • The interface is very user-friendly.
    Arayüz çok kullanıcı dostudur.
  • The new software has integrated features that make it more user-friendly.
    Yeni yazılım, onu daha kullanıcı dostu hale getiren entegre özelliklere sahiptir.
users
[ˈjuː.zərz]
kullanıcılar; tüketiciler

Users örnek cümleler:

  • The design of the website was simple but very attractive to users.
    Web sitesinin tasarımı basitti ama kullanıcılar için çok çekiciydi.
  • The new software update will enable users to access more features.
    Yeni yazılım güncellemesi, kullanıcıların daha fazla özelliğe erişmesini sağlayacak.
uses
[ˈjuː.sɪz]
kullanır; kullanımlar; kullanım yöntemleri

Uses örnek cümleler:

  • She uses wireless headphones.
    O kablosuz kulaklık kullanıyor.
  • He uses a monitor to see his computer screen.
    Bilgisayar ekranını görmek için bir monitör kullanıyor.
using
[ˈjuː.zɪŋ]
kullanma; uygulama; sömürü

Using örnek cümleler:

  • The experiment was done using a scientific method.
    Deney, bilimsel yöntem kullanılarak yapıldı.
  • There is a regulation that we must follow when using the library.
    Kütüphaneyi kullanırken uymamız gereken bir düzenleme var.
usual
[ˈjuː.ʒu.əl]
olağan; alışılmış; standart

Usual örnek cümleler:

  • He arrived at the park at his usual time.
    Alışılmış zamanında parka geldi.
  • She ordered her usual coffee at the café.
    Kafede her zamanki kahvesini sipariş etti.
usually
[ˈjuː.ʒu.əl.i]
genellikle; genelde; geleneksel olarak

Usually örnek cümleler:

  • We usually play games on weekends.
    Genellikle hafta sonları oyun oynarız.
  • They usually walk to school.
    Onlar genellikle okula yürüyerek giderler.
utility
[juːˈtɪl.ə.ti]
faydalılık; yardımcı program; kamu hizmeti

Utility örnek cümleler:

  • The utility of this tool is clear.
    Bu aracın faydası açıktır.
  • We need the utility knife for the job.
    İş için bir yardımcı bıçağa ihtiyacımız var.
utilize
[ˈjuː.təl.aɪz]
kullanmak; uygulamak; devreye sokmak

Utilize örnek cümleler:

  • We will utilize the sun to warm up.
    Güneşi ısınmak için kullanacağız.
  • We can utilize the sand for building.
    Yapı inşasında kumu kullanabiliriz.
utilized
[ˈjuː.təl.aɪzd]
kullanılmış; uygulanmış; devreye sokulmuş

Utilized örnek cümleler:

  • The hurricane survivors utilized the available resources to create a safe camp by the coast.
    Kasırgadan kurtulanlar, sahil kenarında güvenli bir kamp oluşturmak için mevcut kaynakları kullandılar.
  • The research team utilized cutting-edge technology to trace the environmental impact of the industrial revolution over the centuries.
    Araştırma ekibi, sanayi devriminin çevresel etkisini yüzyıllar boyunca izlemek için son teknoloji kullandı.