villagers
[ˈvɪl.ɪ.dʒərz]
köylüler; kasaba sakinleri; topluluk üyeleri
Villagers örnek cümleler:
- The villagers used wood from the nearby forest to repair their homes.Köylüler, evlerini onarmak için yakındaki ormandan odun kullandılar.
- The broken bridge made it difficult for villagers to cross the river.Kırık köprü, köylülerin nehri geçmesini zorlaştırdı.